Stok Yönetimi

stok95

Stoklarınız % kaç doğru?

Şirketlerin iş yapma biçimini anlayabilmek için sorduğum sorulardan bir tanesi budur, dolayısı ile bu soruyu çok kez sordum, aldığım cevaplar genellikle % 90′dan büyük. Elbette tek başına bu soru ve cevap o şirketin iş yapma biçimini ortaya çıkartamayacağı için cevabı biraz deşiyorum, diyorum ki :

Malzemeler için (ürün, hammadde, vb …) tolerans sınırlarınız belirli değil mi ?

Ne toleransı !!!

Tolerans tanımı yapılmadan stok kayıt doğruluğunu ölçemezsiniz ki … diyorum

Biz öyle yapmıyoruz, tam tutacak mı diye bakıyoruz.

100 farklı malzemeyi saydınız ve bilgisayar kayıtlarınız ile kıyasladığınız zaman kaç tanesi tutuyor ?

Aaaa, ama biz öyle de yapmıyoruz, zaten biz stoklar için bilgisayarımıza pek güvenmeyiz.

Nasıl yapıyorsunuz ?

Sayıyoruz, muhasebeye veriyoruz, onlar değerlendiriyor, dibini tutturuyorlar, bir şikayetleri olmuyor.

Buna benzer cevaplar alıyorsam … O zaman “Fiili Maliyet Sisteminizden de şüphe etmelisiniz” diyorum.

Maliyet sisteminizden şüphe ediyorsanız zaten başka bir şeyden şüphelenmenize gerek kalmamış demektir, tek başına bu yeterli.

Ne yapmalısınız ?

Bu iş sadece yazılım almak ile çözülmez ama öncelikle işe uygun bir yazılımınız olmalı. Stok yazılımı işte, ne olabilir ki deyip geçmemeninizi öneririm. Yazılım ve donanım tamam ise sıra gelir işin kurgusuna. Kurgunun ve adımların size uygun tasarlanması belki de yazılımınızda buna uygun değişikliklerin yapılması gerekecektir. Düşündüğünüzden uzun ve bilgi gerektiren bir iştir, sakın stajyerlere teslim etmeyin.

 

Tags:

Performance-indicatorSatınalma Plan Performansı

Bu ölçek malzeme gruplarına göre ayrı ayrı tasarlanabilir, daha az önemli parçalar için günlük ölçek yerine haftalık veya aylık dönemler kullanılabilir.

Satınalma Plan Performansı = (Teslim Tarihi Bugün Olanlar ve Teslim Alınanlar) / (Bugün Teslim Alınması Gerekenler)

Malzeme Planı Performansı

Satınalma bölümünün faaliyetleri firmanın satış ve üretim planına uyumlu olmalıdır.

Malzeme Planı Performansı = (Teslim Tarihi Plana Göre Gerçekleşmiş Siparişler) / (Bütün Siparişler)

Onaylı Tedarikçi ve Malzemelerin Toplama Göre Oranı

Onaylı Tedarikçi / Toplam Tedarikçi, Onaylı Malzeme / Toplam Malzeme oranlarının zaman ekseni üzerinde artış gösteriyor olması.

Tedarikçi Sayısının Azaltılması

Toplam tedarikçi sayısının azaltılması diğer bir hedeftir, üçer aylık aralar ile ölçülebilir.

Kusurlu Malzemede Azalış

Kusurlu malzeme mikterı azalmalıdır. Bu ölçek bin veya milyon cinsinden ifade edilebilir.

Kusurlu Malzeme Performansı = (Kusurlu Malzeme Sayısı) / (Toplam Malzeme Sayısı)

Kontrola Girmeden Kullanılan Malzeme Oranı

Hiçbir kontrola uğramadan kullanılan malzeme miktarı arttırılmalıdır.

Kontrola Girmeyen Malzeme / Toplam Malzeme
www.cengizpak.com.tr

6 Rekabet Parametresi Nedir  ?
1. Kalite
2. Ürün Mühendisliği
3. Düşük Maliyet – Yüksek Marj
4. Birim Başına Düşen Yatırım
5. Kısa Teslim Süresi
6. Teslim Tarihine Uyabilmek – Zamanında Teslimat

İlerlemeden önce kendimize şu soruyu sormakta yarar var :

Rakibimizin bu özellikleri bizden daha iyi ve nakit akışında da kısa vadede büyük bir problem yok ise bize zaman içinde üstünlük sağlar mı sağlamaz mı?

> Örneğin rakibimizin ürünü bizimkinden daha yüksek kalite standartlarına sahip ve bizim fiyatımıza yakın bir fiyat ile satıyor ise her geçen gün bizim pazarımızdan müşteri çalmayacak mı?

> Veya, daha yüksek marj ile çalışabiliyor ise (maliyeti daha düşük ise) daha esnek bir fiyatlandırma yapabilecek ve zamanla bizi pazarın dışında bırakmayacak mı?

> Bizden daha çabuk teslimat yapabiliyor ise, bu avantajını kullandığında bize verilen siparişler azalmayacak mı?

Kararsız müşteriler, sözünde durmayan satıcılar ile nasıl planlama yapılabilir ki !

- Bize hammadde sağlayan satıcılarımız istikrarlı olmadığı için teslim tarihlerimiz de sapmalar oluyor.

- Müşterilerimiz o kadar çok fikir değiştiriyor ki, planlarımız alt üst oluyor.

Her türlü teslim tarihi probleminde bu iki sebepten biri ile suçu başkasına atabilirsiniz. Üstelik suçlu o sıralarda yanınızda olmadığı için bu bahaneleri kullanmak risk içermez.

Ancak unutmayın, sizin tedarikçileriniz hakkında söylediğiniz her şeyi müşterileriniz de sizin için söylüyordur. Kendinizi sakinleştirmek için bu gerekçeleri kullanın ama işinizi yönetirken aşağıdaki iki noktayı dikkate almak size para kazandırabilir.

- Her işletmede teslim tarihine uyamamak problemi vardır ve çoğu kez sebepleri tamamen dışarıda aranır.

- Bu işin tek suçlusu tedarikçiler veya müşteriler olmayabilir.

Durumun tümüyle kontrol dışı olduğunu kabul etmek herhalde en doğru yol değildir, problem haline gelen teslim tarihi konusun arkasında yatan gerekçeyi basit bir varsayım yaparak görünür hale gelebilir.

“Eğer siz size verilen siparişi o anda teslim edebilseniz müşteriniz fikrini değiştirecek zaman bulamazdı, eğer siz malzemeyi o anda verebilenden o anda alsaydınız tedarikçiniz sizi oyalayamamış olurdu (cümlenin ikinci kısmı birinci kısmın 180 derece tersi).”

Bu tür bir cümleden sonra en çok duyduğum cevaplar şunlar oluyor … gerçek dünyada sıfır zaman yoktur, bizim durumumuz farklı, böyle konuşmak kolay … vs vs…

O zaman şunu deneyelim ;

“Kutup Yıldızı kuzeyi gösterir, birisi bu yıldıza doğru giderse kuzeye gidiyor demektir, aksi yöne doğru yelken açtı ise güneye gidiyordur”


Şimdi ikinci bir varsayım yapalım :

?Üretim süresi veya teslime kadar geçecek olan süre uzadıkça belirsizlik artar.?

Örneğin 315 gün sonra saat 2′de bu ağacın altında buluşalım niyeti ile arkadaşınızdan ayrıldınız, aradan geçen 315 gün içinde o ağaç kesildi, belediye oradan yol geçirdi, siz başka bir ülkeye taşındınız, arkadaşınızın eşi o gün doğum için hastaneye kaldırıldı … aradan geçecek olan süre uzadıkça ihtimaller artar … en iyisi siz yarın buluşun.

Örneğin rakipleriniz 2 ay teslim süresi veriyor olsun. Bu durumda müşteriler en fazla 70-75 gün önceden siparişlerini kesinleştirir; hiç kimse bir yıl öncesinden kesin sipariş vermez verse bile 2 aylık döneme yaklaştıkça revize etme hakkı olduğunu düşünür ve revize eder.

Dolayısı ile bu durumda ilk 2 ay içindeki planlar oldukça kesindir. Daha uzun terminli siparişler ise müşterileri tarafından günü yaklaştığında revize edilebilecekleri için aynı kesinliği taşımazlar. Böyle bir ortamda sizin teslim süreniz 90 gün yani rakibinizden fazla ise aşağıdaki mekanizma çalışır :

1. Sizin planınızın değişikliğe uğrama ihtimali daha fazladır, çünkü her zaman kısa sürede teslim edecek olan firmaların koşulları pazarı yönlendirir ve sizi bu şartlara uymaya zorlar.

2. Size malzeme sağlayan firmaların planları da sizin planınız ile  beraber değişeceği için verdikleri hizmet seviyesinin düşmesi normaldir. Bu durumda müşterilerinizin size yaptığını siz de onlara yapmaya başladığınız için normal çalışan bir firmaya göre daha kötü şartları kabul etmek zorunda kalabilirsiniz.

İşte size fasit bir daire, çıkış yolu ise teslim süresini nasıl azaltırım diye düşünmek, yolunu bulmak ve uygulamak.

Teslim süresi ile stok seviyenizin arasında bulunan ilişki, darboğaz yönetimi ve israfın azaltılması sizi kuzeye götürür, yeter ki siz kuzey yıldızı diye başka bir yıldızın peşine düşmeyin.

* Kutup Yıldızı (Kuzey Yıldızı), dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda olduğundan, diğer gökcisimlerinin aksine gün boyunca yer değiştirmez ve hep kuzeyi gösterir. Bu özelliği nedeniyle tarih boyunca yön bulma ve seyir amacıyla kullanılmıştır. Aynı nedenle, Demirkazık, Kuzey Yıldızı gibi isimler alır.

STOK_AZALT_SAKINLES

Stokların şişkin olması iyi mi kötü mü, azaltılmalı mı yoksa azaltılmamalı mı ? … Bu soruya farklı zamanlarda farklı cevaplar almak mümkün, ancak genelde elimizde stok olacağına ?para? olması daha iyidir.

Stok kelimesi farklı bölümler tarafından farklı algılanır. Bu dökümanda ?stok?, işletmenin hammadde, yarı mamul, mamul, işletme malzemesi, hurda … olarak sınıflandırabileceği her türlü malzeme veya nesne olarak düşünülmelidir.

İlk kısımda yer alan önerilerimizi oldukça basit bulabilirsiniz, bu basitlik sizi yanıltmasın çünkü gerçekleştirilmeleri çok etkili sonuçlar yaratır.

Stoklarımızı azaltmak için yapılabilecekleri 4 ayrı gruba bölmüş olabiliriz :

* Hiç Para Harcamadan Yapılabilecekler
* Kısa Dönem?de Yapılabilecek Olanlar
* Orta Vadede Yapılacaklar
* Uzun Vadede Yapılacaklar

Hiç para harcamadan neler yapabilirsiniz … işte en çok işe yarayacak liste :

* Önce içeri girişi durdurun (siparişleri iptal ederek, teslim tarihi değiştirerek …)

* Bundan sonra net ihtiyacınız olmayanı sipariş etmeyin

* Elinizdekileri satmaya çalışın

* Fazla olanı gerekirse maliyetine satın

* Diğerinin yerine kullanın, gerekirse bunun için yeniden operasyon yapın

* İhtiyaç dışı kalanı maliyetin altına satın

* Satamadıklarınızı YOK Edin

.
Gördüğünüz gibi bu kısımda hiç para harcamıyorsunuz ama stoğunuz azaldığı için elinizdeki para artıyor. Şimdi daha planlı bir çalışma gerektiren ikinci adımı atabilir ve ?kısa dönemde yapılabilecekleri? gerçekleştirebilirsiniz.

Kısa dönemde, hemen neler yapmalısınız …

* Çek Defterini elinize alın ve Kısa Dönem Çalışmaları bitene kadar bırakmayın. Özellikle ?A? sınıfına giren envanterler için gerekçe sorun, anlatılanı sonuna kadar dinleyin (problemler hakkında fikir verecektir), bu tür malzemeler için bütün anlaşmaları ve çekleri siz imzalayın.

Envanterin azaltılması için sorumluluk ve görev verin. Ekibinizde Satınalma, Lojistik, Satış, Üretim bölümü çalışanları mutlaka olmalı. (Bu iş asla stajyerlerin işi değildir)

Hedef koyun ve hedfi herkesin bilmesini sağlayın. Kendinize stok için hedefler saptayın (x günlük envanter gibi), bunu iş arkadaşlarınız ile paylaşın. Bu arada gerçekleşen ve planlanmış olanı sürekli karşılaştırın

Ekibiniz HIZLI bir envanter ve problem analizi yapmalı. Önce Açık Üretim ve Satınalma siparişlerini gözden geçirin, mevcutları değil. Çünkü önce hareketi kontrol altına almalı ve kanamayı durdurmalısınız. ABC analizi ve önemli ? önemsiz listesi gibi yöntemler kullanın.

Depo ve Lokasyon denetimi yapın. Kayıp envanter her zaman problem yaratır, bulmanın en kolay yolu içeride gezinmektir. Herhangi bir lokasyona gidin, orada bulunan malzemelerin KODLARINI (saymanıza gerek yok) not edin, geriye dönüp bilgisayarınız ile karşılaştırın. Sonuçlar sizi şaşırtıyor ise doğru yoldasınız…

Darbeyi hızlı indirebilirseniz iyi olur. Fazla ve kullanılamayacak olanları tespit etti iseniz bunları nasıl yok edebileceğinizi Üst Yönetim, Finans ve Muhasebe ile tartışın. Yok etmek SEVİMLİ GÖZÜKMESE DE çoğu zaman en iyisidir.

Orta vade içinde neler yapmalısınız

Bu dönemde yapılacaklar için daha fazla disiplin ve analiz gerekli. Diğer yandan şu ana kadar pek ihtiyaç duymadığınız bilgi sisteminize bu kısımda ihtiyaç duyacaksınız.

Orta vade içinde yapılabilecekler 5 adımda özetlenebilir :

Darboğazları genişletin. Stoklarınızın azalmasını engelleyen darboğazlar vardır. En önemlileri tedarikçilerinizin izlediği politikalar, şirket içi alışkanlıklar ve prosedürler, bilgi sisteminizin gereken desteği sağlayamaması, kullanılan ekipman ve üretim merkezlerinin teknik özellikleri sayılabilir.

Stoklarınızı enine boyuna analiz edin. Stoklarınızı farklı bakış açıları ile incelemelisiniz. Örneğin ?güvenlik stoğu? yüksek olanlar niçin yüksek, değeri yüksek olanların devir hızı tatminkar mı, temin süresi uzun olanlar nasıl daha kısa sürede temin edilebilir gibi sorgulamalar yapmalısınız.

Stok kayıtlarınızın doğruluğu için çalışın. Kayıtlarınız doğru değilse işiniz çok zor, bunun için sisteminizin içindeki tüm envanter hareketleri sınıflanmalı, hata kaynakları belirlenmelidir. Bunun yanında ürün ağaçları ve rotaların doğruluğu en üst düzeye çıkartılmalı, kısmı sayım tekniği ile sistem desteklenmelidir.

Prosedürlerinizi ve kurallarınızı yazın. Çalışanlarınızın tümü için bir kılavuz olmalı çünkü herkesin aynı şeyi aynı şekilde bilmesi ve yapması gerekir. Sizin için ?zaten öyle olması gereken? başkaları için ?öyle? olamayabilir.

En iyisi stok sisteminizin kurallarını yazmaktır.

Optimize etmeye çalışın. Tüm stok sisteminizi tek seferde optimize edebilecek herhangi bir yöntem yoktur. Onun için stoklarınızı bu amaca uygun sınıflamanız ve türlerine göre farklı politikalar geliştirmeniz gerekir.
MRP veya MRP-II yöntemlerini devreye almak, kararsız kalınan malzemeler için ise ?azaltma? yöntemini uygulamak netice verebilir.

Uzun vadede ne yapabilirsiniz

Unutmamanız gereken en önemli şey ?stoğun kendiliğinden azalmayacağı? ve ?sebepler ortadan kalkmadan herhangi bir azalmanın kalıcı olmayacağıdır?. Bu nedenle sebepleri yok etmek için hangi yöntem uygun ise o kullanılmalıdır.
Ana yol haritası olarak ?Yalın Üretim ? Lean Manufacturing? ilkelerinin izlenmesi hemen hemen her durum için geçerlidir. Bazı kaynaklarda yöntemlerin birbirlerinin karşıtı gibi gösterilmesi sizi yanıltmasın çünkü bunların büyük kısmı bazı terminolojik veya akademik kaygılardan doğmaktadır.

Uzun vade içinde yapılması gereken ?formal? veya ?sistematik? yöntemleri devreye alarak stoklarınızın bir daha yükselmemesini sağlamak ve firmanın rekabetçi pozisyonunu korumasını temin etmektir.

Bunun için ana yöntemlere konsantre olmanız gerekir.

Malzeme ve üretim planlama alanında MRP ve MRP-II yöntemleri, akışın yönetimi alanında KANBAN veya diğer ?çekme yöntemleri?, sistemin sağlıklı ve çevik kalabilmesi için 5S ve SMED uygulamaları, üretim alanındaki iş sıralarının tespiti için çeşitli SCHEDULING yaklaşımları, talebin yönetimi için farklı tahmin algoritmaları, teslim tarihi yönetimi için uygulanabilecek basit veya karmaşık yöntemlerin hepsi çözülecek probleme göre seçilmelidir. Bunlardan herhangi biri ne tüm problemi çözer ne de birinin kullanılması diğerini engeller.

para_depo_stok“paranızı malzeme veya ürün stoğuna dönüştürmeniz kolaydır, zor olan onu tekrar paraya çevirmektir

Hemen hemen bütün sanayi şirketlerinde ?Stok Yönetimi? lojistik sistemin belkemiğidir.  Buna rağmen acaba kaç şirket bu değerli kaynağı gerektiği gibi yönetmektedir ?

Pek fazla olmadığı kanısındayım.


Halbuki envanterin etkin yönetimi şirketinizin çok ihtiyacını duyduğu nakit kaynağı sağlayabilir. Örneğin 5 M TL ortalama envantere sahip bir şirket daha etkin bir yönetimle 4 M TL seviyesine inebilir. Dikkat ederseniz ele geçen 1 M TL için faiz vermediğiniz gibi belki de banka kredisi ile finanse edilen stoklarınız azalacağı için daha az faiz ödeyeceksiniz (etkin bir envanter yönetimi ile envanterin %20 azaltılması mümkün olan bir hedeftir).

Durumunuzu ölçmeniz çok zor değildir, örneğin şirketinizin stok seviyesinin fazla mı yoksa az mı olduğuna stok devir hızınızı sektörünüz veya rakipleriniz ile kıyaslayarak karar verebilirsiniz. Diğer bir yaklaşım ise stoklarınızın “yaşını” gözden geçirmenizdir, yaşlı stokları mercek altına almalısınız.

Stok Yönetiminin diğer bir önemi de ERP, MRP-II, TQM gibi projelere girişildiğinde ortaya çıkar. Çünkü alt yapınız ne kadar kuvvetli ise o kadar çabuk ve başarılı sonuçlar elde edersiniz.

Bir çoğunun yıllardır ihmal ettiği ?Stok Yönetimi?, artan rekabet ve azalan enflasyon oranı ile önümüzdeki dönemde şirketlerimizin kullanabileceği çok önemli bir enstrüman haline gelmiştir.


Bu enstrümanı iyi kullanıp, ?stok devir hızını? arttıranlar dünya ile çok daha kolay rekabet edebilecek, hatta rakiplerinin önüne geçeceklerdir.

Stok, şirketinizin satış, satınalma, üretim, planlama gibi ?ona dokunan? veya ?onun yönetimini üstelenen? bölümleri için :

- bir iş garantisi
- olası problemlere karşı bir hava yastığı
- olması gereken ?şey?
gibi farklı anlamlar taşır.
Netice olarak ?para harcanarak? edinilmiş ve istendiği anda ?paraya çevrilemeyen? bir durumu vardır.
Geniş alanlara yayılan stoğu yönetebilmek, nerede ne olduğunu bilebilmek için harcanan çabanın azalmasını istiyorsanız onun bulunduğu yerlerin sayısını ve kendisini azalmak en kısa yol olacaktır.

Bildiğiniz gibi bu tür sunumlar site üyelerine açıktır, üye olmak ücretsizdir. Eğer üye değil iseniz hemen şimdi olabilirsiniz.

Gönderi Listesi Ne Demek  ? : cengizpak.com.tr sitesinin bir gönderi listesi vardır, örneğin bu sunum listemizin 13?üncü  sırasındadır. Site üyelerine bunun  gibi çalışmalar belli bir sıra ile gönderilmektedir. Üyelik ücretsizdir ve hemen sağ tarafta bulunan ?Bu siteye üye olmak istermisiniz? başlığı altında bulunan form aracılığı ile gerçekleştirilmektedir, sizi de aramızda görmek isteriz. Gönderi listesinde daha neler olduğunu görmek için tıklayınız >>>

Stoklarınızı iyi yönetip yönetmediğinizi aşağıdaki 7 soruya cevap vererek kendi kendinize karar verebilirsiniz. “Evet” , “Galiba” gibi cevap sayınız çok ise üzülmeyin çünkü önünüzde kazanç fırsatı var demektir …

1. Stok Devir Hızımız kendi sektörümüze göre düşük. (Stok Devir Hızı hesaplaması için tıklayınız)

2. Bilgisayar kayıtlarımız ile depo sayımlarımız farklı çıkıyor. Sayımı yapılan her 100 kalem malzemenin 6 veya daha fazlası bilgisayar kaydımızdan farklı.

3. Var sandığımız yok çıkıyor, üretim sürerken malzeme eksikliğinden problem çıkıyor, sevkiyatımız son anda ortaya çıkan malzeme veya ürün eksikliğinden gecikebiliyor.

4. Çalışanlarımız bilgisayar kayıtlarına inanmıyor, devamlı fiziksel kontrol ihtiyacı duyuyoruz. Depocumuz şirketin en çok aranan adamı.

5. Sık sık acil sipariş veriyoruz, malzemenin bize hızlı ulaşabilmesi için ekonomik olmayan taşıma yöntemlerine başvuruyoruz.

6. Kayıtlarımızın niçin gerçekleri göstermediğini, bunun sebeplerini bilmiyoruz.

7. Firmamızda dönemlik sayım yapmaktan başka stok sistemimizin nasıl daha iyi çalışabileceği hakkında bir çalışma yapılmıyor. Bu konuda bir hedef veya ölçeğimiz yok.

Eğer bu sorulara verilen cevaplar sizi tatmin etmiyor ise “Stok Kayıt Doğruluğu” konusunda çalışmalısınız. Bu tür bir proje çalışması yapmayı düşünüyor iseniz >>>

Stoğun yönetilmesi ve azaltılması bazı giderlerinizi azaltacak ve size iş hayatınız boyunca kazanç sağlamış olur. Stoğun yönetilmesini kolaylaştıran en önemli adımlardan biri de Barkod Otomasyonudur. Barkod Otomasyonu ile sağlanacak kayıt doğruluğu ERP sisteminizin başarısını da doğrudan etkileyecektir.

Şimdi bir örnek şirket düşünelim, yıllık cirosu 12 000 000 YTL, brüt karlılığı % 20 olsun (diğer bir deyimle satılan mal maliyeti 12 000 000 * %80 = 9 600 000 YTL). Bu şirketin stok devir hızının 8 olduğunu düşünelim, diğer bir deyimle ortalama envanter değeri 9 600 000 / 8 = 1 200 000 YTL (hammadde + imalat alanı + yarı mamul + mamul) olsun. Şimdi bütün varsayımlarımızı listeleyelim :

Ciro : 12 000 000 YTL Yıllık

SMM : 9 600 000 YTL

Stok Devir Hızı : 8

Ortalama Stok Değeri : 1 200 000 (9 600 000/8)

Yıllık Faiz Oranı : % 18 (Aylık % 1,5)

Barkod Otomasyonu ile işlemsel doğruluk ve hız stoklarımızın kayıt doğruluk oranını yükselteceği için olduğundan daha az stok ve daha yüksek devir hızı ile çalışabilmek mümkün olacaktır. Erken veya geç satınalmaların sayısı azalacak, mevcut stokların net olarak biliniyor olması sayesinde ise daha düşük stok miktarı ile çalışılabilecektir.

Stok miktarının her % 10 azalmasının firmaya katkısı :
Ortalama Stok Değeri * % 10 * Yıllık Faiz formülü ile hesaplanabilir, örneğimiz için bu değer = 1 200 000 * % 10 * % 20 = 24 000 YTL / Yıl olacaktır (dikkat bu kazanç bir kerelik değildir, tıpkı 120 000 YTL’yi bankaya yatırıp sürekli faiz elde etmek gibidir).

Şirketimizin yapacağı iyileştirmeler ile devir hızını 8 den 12′ye yükseltmesi durumunda ortalama stok değeri 800 000 YTL’ye düşecek, finansal kazanç ise :
(1 200 000 – 800 000) * % 20 = 80 000 YTL / Yıl olacaktır.

Dikkat ederseniz stoklarınızın azalması ile kazanacağınız yerleşim alanı, işlem sayısında azalma, doğruluk oranının artışı sayesinde üretimde yaşanan aksiliklerde azalma gibi faydaları hiç hesaba katmasanız bile bundan sonra her yıl 80 000 YTL kazanç (veya daha az harcama) elde edeceksiniz. Şimdi biz stoğumuzu kredi ile finanse etmiyoruz diye düşünüyor iseniz o zaman raflarınızda yatacak olan 400 000 YTL’ yi bankaya yatırıp faiz aldığınızı da düşünebilirsiniz.

Barkod Otomasyonu ve ERP ikilisi size sonsuza kadar para kazandırır

Depo yerleşiminiz her gün yaptığınız alma – verme – yerleştirme için harcayacağınız enerjiyi fazlası ile etkiler. Diğer yandan stok kayıt doğruluğu ve ERP projenizin başarılı olması için de düzenli olması gerekir. Çünkü düzensiz bir depo ile doğru stok kayıtlarına sahip olabilmek mucize gibi bir şeydir; kayıtlar doğru olmayınca da malzeme planlama konusunu tatminkar olarak gerçekleştiremeyeceğiniz aşikardır.
Şu 5 basit maddeye dikkat ederseniz problemleriniz azalacaktır.
1. Depo alanı temiz ve iyi aydınlatılmış olmalıdır
2. Malzemeler iyi etiketlenmiş raf veya bölgelerde bulunur, aralarında kolaylıkla manevra yapılabilir
3. Bir nesneye ulaşabilmek için bir başka nesnenin yerini değiştirmek zorunda kalınmamalıdır
4. Depo alanında ve raflarında orada olmaması gereken hiç bir şey olmamalıdır
5. Sık kullanılananlar en kolay erişilecek yerde olmalıdır

Güvenlik Stoğunun Nasıl Hesaplandığını anlatan sunum sadece üyelerim içindir, eğer konu ile ilgileniyor iseniz siteye üye olarak bu sunumu elde edebilirsiniz. (Üyeliğinizi tamamladığınızda sunum otomatik olarak e-posta adresinize gelecektir, üyelik ücretsizdir).

Güvenlik Stoğu (Kritik Stok) etkin stok yönetimi için bilinmesi ve kullanılması gereken bir parametredir. Bu sunumda belirlenmiş bir müşteri servis seviyesi için güvenlik stoğunun ne olması gerektiğini ve nasıl hesaplanacağını izleyebilirsiniz.

Amacı ne olursa olsun güvenlik stoğu 3 şekilde hesaplanabilir, bunlar  :

1. Kişisel Görüş : Bu en çok kullanılan ve en kolay olanıdır. Ancak bir süre sonra kim demişti, kim karar vermişti unutulup dokunulmazlık kazanabilir. Bu yöntemin diğer ismi ?olsa olsa” yöntemidir.

2. Genel Hükümler Yaklaşımı : Bu yöntem de en az birincisi kadar mantıksızdır, üstelik hesaplama gerektirir.
Örneğin : Pahalı – Ucuz ayrımı, ABC klasifikasyonu gibi hesaplar sonucu güvenlik miktarları kararlaştırılıyor olabilir.

3. İstatistiksel Yöntemler : İstatistik kullanan yöntemler elde tutulması gereken miktarı geçmiş talep ve stok servis seviyesine göre hesaplamaya çalışır.

Not : Güvenlik Stoğu Nasıl Hesaplanır ile ilgili yazı bu kadar değil. Asıl yazı 15 sayfalık bir sunumdur. Site üyeleri bu ve bunun gibi sunumları ücretsiz olarak elde etmektedirler, bunun için sağ tarafta gördüğünüz üyelik bölümünü kullanabilirsiniz.

Temel tanımları hatırlamakta yarar olduğuna inanlardanım. Örneğin bir ERP veya MRP projesi yaparken stok ve stok yönetimi en çok vakit harcanılacak konuların başında gelir. Temel tanımlardan uzaklaşılmaz ise hiç bir şey unutulmamış olacaktır.

Stok;
üretimi desteklemek (hammadde ve yarımamuller),
tamir ve servis hizmetlerini yerine getirmek,
müşteri isteklerini karşılamak (mamul, servis parçaları) amacı ile bulundurduğumuz malzemelerin (stokların) tümüdür.

Stok Yönetimi ;
Stok seviyesini istenilen düzeyde tutabilmek için gerekli kontrol sisteminin oluşturulması, farklı bölümlerin kendi başına veya bir arada verdiği yenileme (satınalma, üretim vs…) kararlarının bu hedefi desteklemesini garantilemektir.

Stok nerede bulunur;
Stok satış noktalarımızda, fabrika depolarımızda, imalatın içinde, fason çalıştığımız yerlerde, gümrüklerde, yolda, açık satın alma siparişlerimizin içinde … Farklı farklı şekillerde (malzeme, ürün, yarı mamül, yedek parça) karşımıza çıkar.

Vilfredo Pareto 1800?lerin sonuna doğru İtalya topraklarının % 80?inin nüfusun % 20?sine ait olduğunu gözlemledi.
Daha sonra bahçesinden topladığı bezelyelerin % 80?inin köklerin % 20?sinden geldiğini gördü.

Böylece bir topluluk içinde  “Az Sayıda Önemli” – “Çok Sayıda Önemsiz” olduğu sonucunu elde etti. Pareto kuralı olarak bilinen bu analize daha sonraları  ?Juran? tarafından Vilfredo?nun anısına “Pareto” ismi verildi.

80/20 gözlemi bugün bir çok konuda kullanılmaktadır, diğer bir ismi de ABC Sınıflandırması (ABC Analizi) şeklindedir. Örneğin müşterilerimizin % 20′si ciromuzun % 80′inini yapmaktadır veya stok kalemlerimizin % 20′si toplam harcamamızın % 80′inini oluşturmaktadır şeklinde düşünmenin kaynağı bu analizdir. Bu sınıflandırmada % 80 grubunu sağlayanlara A, ikinci % 15′i sağlayanlara B, kalanlara ise C sınıfı diyerek “az sayıda” çeşitlilik ile (stok kalemi, müşteri, olay …) ilgilenerek sistemin tümü için önemli adımlar atmak mümkün olmaktadır.

Üretim içinde geçen süre uzadıkça stok artıyor, stok arttıkça süre uzuyor … Dalgalar sahile vurup kırılana kadar yollarına devam eder, stok ise ya finansman sınırına ya da depo sınırına kadar artar …

Bir ürünü rakiplerimizden daha ucuza üretip daha fazla kazanmak bize büyük avantajlar sağlayabilir. Bunun için yaptığımız planların hayata geçirilebilmesi ise bir çok faktöre bağlıdır.

Örneğin teslim süremiz rakiplerimizden daha uzun ise maliyet avantajımızı kolaylıkla kaybediyor olabiliriz. Çünkü bu durumda satış bölümümüz rekabet edebilmek için kısa teslim süreleri vermek zorunda kalır ve biz de bu sorunu fazla mesailer ile çözmeye çalışırız (büyük ihtimalle). Bunun sonucunda planlanan maliyet ile gerçekleşen farklı olacaktır.

Teslim tarihi ile ilgili her problemde ekstra para harcarız (fazla mesai, hızlı ama pahalı sevkiyatlar….), sonuçta
yetişiriz yetişemeyiz ama bu işler bize planlanmayan masraflar açar ve marjımız azalır.

Üretim alanında fazla stok olması (işlem görmekte olan hammadde ve yarı mamuller)  ile üretimde geçen süre doğrudan orantılıdır, tıpkı yoğun trafikte gideceğiniz yere daha geç ulaşmanız gibi bir olaydır bu.  Bu basit cümle bize fazla stoğun fazla mesailerin nedenlerinden biri olduğunu göstermektedir. Tam bu nokta da bir başka fasit daire var, süre uzadıkça stok artıyor, stok arttıkça süre uzuyor. Müşterilerimizi ilgilendirmeyen bu durumun bedelini ise biz ödüyoruz, tabii sadece bir yere kadar.

Sonra iş kendiliğinden çözülüyor, sipariş iptalleri yaşamaya başlıyoruz. Bir Murphy kuralına göre ?ne kadar iyi planlarsak planlayalım, ne kadar güvence süresi koyarsak koyalım bir siparişi zamanında bitirmek için fazla mesai gereklidir?. Ancak gerçek hayat bu kadar da kontrol dışı değil; eğer gecikmelerimizin gerçek nedenlerini yok etmeye uğraşırsak, Murphy kuralları başkaları için çalışacaktır.

Stok ve rekabet parametreleri arasında ilişki üzerine devam ediyoruz …

Ekonomik Sipariş Miktarı stoğu saklama / bulundurma maliyeti ile sipariş verme maliyetinin kesiştiği stok seviyesinin (miktarının) ismidir.  Bu model aynı zamanda Wilson EOQ Modeli olarak da bilinir. Model 1913 yılında F. W. Harris tarafından geliştirilmiş ancak R. H. Wilson?un model üzerinde yaptığı çalışmalardan dolayı Wilson EOQ Modeli olarak bilinmektedir.

EOQ Hangi Problemi Çözmeyi Hedefliyor ?
Bir malzemeden sipariş vereceğiniz zaman ne kadar sipariş vereceksiniz ?

?Ne Kadar? sorusunun cevabını bulabilmek için bugüne kadar çok  sayıda insan ?sihirli bir dokunuş ve onun formülünü? aramıştır; bunların arasında en çok rağbet göreni EOQ olmuştur.
İstediğimiz kadar satın alabilsek, sınırsız depolayabilsek bu soru sorulmazdı. Bu gerçek, ?ne kadar? sorusunun arkasında bulunan asıl amacın ?olabilecek en az stok? bulundurma olduğunu gösterir. Formülün adımları incelenirken asıl hedefin bu olduğunu unutulmamalısınız (23 safya / PDF)

Bu sunum site üyelerinin gönderim listesindedir, bu ve bunun gibi sunum, araştırma, ERP, Stratejik Planlama, Yalın Üretim Teknikleri, Tedarik Zinciri Uygulamaları gibi konular ile ilgileniyor iseniz  siteme ücretsiz üye olabilirsiniz ?