Archive for Ocak, 2015

performans_degerlendirme

Performans değerlendirme çalışan bir yöntem mi ?

Uzmanların görüşü çalışmadığı yönünde. Bunun sebepleri şöyle sıralanıyor …

- Bu görüşmeleri yapan yöneticiler bunun için eğitimli değiller.

- Yöneticiler beğenilmek istedikleri için görüşmeler olması gerektiği gibi gerçekleşmiyor.

- Hedefleri tarif etmek güç, çoğu kez anlaşılmaz olabiliyor.

- Değerlendirme yapanların uyguladıkları bir standart yok.

- Değerlendirilenlere başarının tanımı yapılamıyor.

Bu yönteme karşı olanlar şu sebepleri öne çıkartıyor …

- Moral bozucu bir uygulama.

- Kişisel performansı ön plana çıkarttığı için ekip çalışmasına zarar veriyor.

- Rekabeti körüklediği için şirket içi işbirliği fırsatlarını engelliyor.

- Anlaşmazlık durumunda hukuki süreçleri tetikleyebilir.

Acaba siz ne düşünüyorsunuz, faydalı mı yoksa zararlı mı ?

Girisimci

Bir işi kurabilmek için 3 şeye ihtiyacınız var.

İyi ve usta insanlar, müşterilerin satın almak isteyeceği bir şey yapmak ve en az parayı harcamak.

Bütün bunlar yapılabilir, zor veya kolay ama yapılabilir.

Çok parlak bir fikriniz olmayabilir veya ilk söylendiğinde parlak olmayabilir.

Ayrıca fikirden bol bir şey de yok, asıl konu uygulamaktır. Uygulama için gerekenleri yapamayacak iseniz fikirlerinizin parlaklığı önemli değildir.

Diğer yandan başladığınız fikir ile devam etmiyor olabilirsiniz. Örneğin Microsoft programlama lisanları satmak için yola çıkmıştı. Daha sonra yolları IBM ile kesişti ve “işletim sistemi” sahibi oldu ve bugüne geldi. O kesişme olmasaydı şimdi ne olurdu bilemeyiz.

Avcı iseniz başlangıç hamleniz hatalı bile olsa düzeltirsiniz ama avcı değilseniz ceylan ne kadar güzel olursa olsun, siz ne kadar aç olursanız olun fark etmez.

Tags:

rocky-balboa

Her başarının ardında çoğunlukla çok sayıda yumruk yiyen ama yıkılmayan birileri olmalı, tıpkı Rocky Balboa gibi …

Acaba niçin çoğu ABD sinema karakteri önce fena halde kaybedip sonra fena halde kazanıyor …

Seviyorum bu filmleri.

İnsan rahatlıyor, şu anda ben de dayak yediğime göre demek ki başarılı olacağım diye düşünüyor !

.

Tags:

STOK-NASIL-AZALTILIR-KITAPŞirketinizin stoklarını bir daha artmayacak şekilde nasıl azaltacaksınız ?

Bu kitap yıllardır vermekte olduğum  “Stok nasıl azaltılır ve bir daha artmaz” isimli seminerimin genişletilmiş içeriğine sahip. İçinde hem izlenecek yolu hem de bu yolun üzerinde kullanmanız gerekecek olan 17 yöntemi anlatmaktayım.

Şirketinizin stok azaltma projesinde yol haritası hazırlamak veya el kitabı olarak kullanabileceğiniz şekilde ve sadelikte hazırlamaya gayret ettim, umarım sizin için faydalı olur.

Kitap Sayfa Sayısı :
114, Format : E-Kitap (PDF Formatında)

Yazar : Cengiz Pak

Fiyat : 39,95 USD

Bu kitabı şimdi bilgisayarınıza indirebilmek için :

Add to Cart View Cart

İçindekiler

Konumuz Stok Yönetimi

Stok Nasıl Oluşur

 

1. Daha kısa teslim süresi söyleyen bir rakip / rakipler
2. Kalite problemlerinin üzerini örtmek için
3. Parti büyüklükleriniz büyür ise stoğunuz artar
4. Bilgisayar kayıtlarınız doğru değerleri göstermiyor ise stoğunuz artar
5. Temin kaynaklarınıza güvenmiyor iseniz stoğunuz artar
6. Yönetilmeyen talep döner dolaşır stok olup depoya girer
7. Ürün tasarlama yaklaşımınız stoğunuzu arttırabilir
8. Temin veya üretim süreniz arttıkça stok artar
9. Dengesiz veya değişken üretim ortamı stoğu yukarıya iter
10. Dağınık ve düzensiz yerleşim stoğunuzu arttırır
11. Formal planlama sisteminiz yok ise stok artar
12. Birim maliyeti düşürmeyi ?çok arzu ederseniz? stok artar

 

Stok Azaltma Projesine Başlıyoruz

 

Hiç Para Harcamadan Yapabilecekleriniz
Kısa Vade İçinde Yapılabilecek Olanlar
Orta – Uzun Vade İçinde Yapılabilecek Olanlar

 

Dünya En Çok Hangi Yolu ve Yöntemleri İzliyor

Yöntemler Nasıl Çalışıyor ?

1. ABC Analizi
2. IQR Analizi
3. Stok Yaşlandırma
4. Stok Kayıt Doğruluğu
5. Periyodik Sayım (Cycle Counting)
6. Stok Devir Hızı
7. Stok Yenileme – Sipariş Politikaları
8. Güvenlik Stoğu
9. MRP – Malzeme İhtiyaç Planlama
10. Bullwhip – Kamçı Etkisi
11. Malzeme ile Üretimin Yakınlaşması
12. Barkod
13. Ürün Ağaçlarında Seviye Azaltmak
14. İleriye Dönük Sayım
15. Tam Sayım
16. Depo Yönetimi ? 7 Uygulama
17. Depo Binasının Seçimi ? 5 Kriter

 

155defd[1]

Bir çok yönetici zamanının önemli kısmının etkin ve sonuç üretmeyen toplantılarda kaybolduğundan şikayet eder. Toplantı yönetiminin kendi başına önemli bir konu olmasının ardında yatan, hem bu şikayetler hem de gerçekten oldukça pahalı bir aktivite olmasıdır.

Eğer toplantıları ?aktivite esaslı maliyet? bakışı ile değerlendirir iseniz en azından katılanların ücretleri ile geçen süreyi formülünüzde kullanmanız gerekir, alternatif maliyeti düşünmeden bile ortaya önemli bir değer çıkacaktır.

Artık herkes toplantının bir hedefi olması gerektiğini, doğru insanların çağrılmasının önemli olduğunu, önceden hazırlık yapmanın gerekliliğini, gündeme sadık kalmanın önemini ve toplantı sonrasında notların zamanında dağıtılmasının iyi bir şey olduğunu bilmektedir …

Ancak siz bunların uygulandığını kaç kez gördünüz ? Toplantıların çoğu yukarıdaki noktalara aldırış etmeden yapılmaya devam etmektedir, üstelik böyle olmasını eleştiren yöneticiler tarafından … Niçin ?

Çünkü yöneticiler eleştirmelerine rağmen bir çok sebepten ötürü toplantı yapmayı veya katılmayı sever.

Sosyal etkileşim

Bir çok insan yalnız çalışmayı sevmez, başkaları ile beraber olmayı ve ilişki kurmayı ister. Toplantılar sayesinde bir gruba ait olma, bu sayede hem ayrışma hem de kendini ifade edebilme imkanını bulabilmek toplumun çoğunluğu için önemli bir imkandır. İş ve iş dışı konuşmalar çok önemli bir sosyal aktivite olmaya devam edecektir.

Çevrim içinde kalabilmek

İşletmeler büyüdükçe departmanlar, birimler kopar, çalışanlar arası bilgi akışı kesilir, herkes sadece kendi etrafını dinlemeye başlar. Çalışanlar şirketin resmi kanallarından duydukları ile yetinmek istemez. Toplantılar sayesinde başka birimlerde ne olup bittiği hakkında haberlere, bilgiye birinci elden ulaşma şansı elde edilmiş olmaktadır.

Statü sahibi olmak

Ne kadar çok sayıda komitede yer alırsanız o kadar önemli olarak algılanırsınız.

Farklı konularda fikirlerine önem verilen insan konumuna ulaşılıyor olması bir statü sahip olmak anlamına gelecektir. Toplantılarda lider olmayıp sadece lider kadrolar ile beraber olabilmek bile çalışma hayatında kişiler tarafından ?önemli? olarak algılanacağı için kişiler bu motivasyon ile toplantılarda yer almak ister.

İşte bu psikolojik motivasyon yöneticilerin veya dışarıdan insanların ?zaman kaybı? olarak nitelendirdiği toplantıları bile önemli hale getirir, her türlü mantıksal açıklamanın üzerine çıkar.

Şirketin üst yönetimi şirketlerinde yapılan toplantıları zaman zaman gözden geçirmeli ve sadece şikayet etmek yerine temel toplantı kurallarının uygulanması için bir şeyler yapmalıdır. Bunun için benim önerim ?Toplantı Karnesi? izlemektir.

Kendinizi işin altında ezilmiş, başınızı kaşıyacak vakti olmayan birisi gibi mi görüyorsunuz ?

İşinizde ilerlemeniz yavaşladı mı ?

Aynı işleri çok iyi yaparak ilerleyemeyeceğinizi mi anladınız yoksa !

Ne kadar sıkı çalışırsanız çalışın sonunda yapabileceğiniz saatleriniz ile sınırlıdır. Dolayısı ile yapabilecekleriniz ve yardımcı olabileceğiniz insanların sayısı sınırlıdır. Sonuçta başarınız sınırlanmış olur.

İşinizde iyi iseniz insanlar sizden daha fazlasını ister. Sonuçta yükünüz ve gerginliğiniz artar, yetişemeyince de mutluluğunuz artmaz. Diğer yandan bu durumun iyi yanı da var. Eğer bu sınırları kaldırabilirseniz büyük bir başarıya ulaşabilirsiniz.

Sınırları kaldırabilme, probleminin çözümü delege etmeyi öğrenmek ile başlar, sizden istenenleri başarı için organize edilmiş bir ekibe devredebilmeyi tamamlamadan sizin de işinizde çok ilerlemeniz mümkün olmayacaktır.

İnsanlar niçin delege etmez ?

İşlerinizi doğru biçimde delege edebilmeniz için delege etmekten kaçınıyor olmanın bir numaralı sebebini düşünmeniz gerekir.

Çoğu kişi ön hazırlık için harcanacak zaman ve enerjiden kaçındığı için delege etmez.

Örneğin tasarımını yaptığınız bir ürünün broşürünü siz mi daha iyi ve hızlı hazırlarsınız yoksa şirketinizde çalışan başka birisi mi ?

İçini dışını bildiğiniz, rüyanızda bile gördüğünüz bir ürünü kim sizden daha iyi anlatabilir ki ! Üstelik bunu yapıyor olmaktan zevk de alıyor olabilirsiniz. Asıl soru sizin için eğlenceli olup olmayacağı değil, bunun zamanınızı kullanmanın en iyi yolu olup olmadığıdır.

İlk bakışta işi yapmak bir başkasına arkasındaki stratejiyi anlatmaktan daha kolay gözükse de bir başkasına delege etmek için 2 iki iyi sebebiniz var :

1. Eğer o ürünü en iyi anlatabilecek kişi sizseniz muhtemelen etkin bir pazarlama stratejisini oluşturmak, yeni fikirler üretmek için de en ugun kişi sizsiniz. Başka ve katma değeri düşük işler ile zamanınızı harcadığınızda işinizi büyütmeniz zora girecektir.

2. İşleri delege ederek, başkalarını işe dahil ederek onların yeteneklerini geliştirmelerini sağlayacaksınız. Bir sonraki sefer benzer bir konu ile karşılaştıklarında hazır kuvvetlere sahip olmuş olacak ve ikinci kez için daha da az zaman harcamış olacaksınız.

Delege ediyor olmak hem sizin zamanı daha iyi kullanmanızı sağlayacak hem de ekibinizin yetişmesini destekleyecektir.

Ne zaman delege etmelisiniz

Delege etmek hem edene hem de işi üstlenen kişiye yararlı olur, ancak her şey delege edilmez. Delege edip etmemeye bu beş soruyu kendinize sorarak karar verebilirsiniz :

- İşi yapabilecek yetkinlikte birisi var mı ? Bu iş başkası tarafından yapılabilir mi yoksa mutlaka siz mi yapmalısınız ?

- Bu iş bir başkasının yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olabilir mi ?

- Bu iş veya benzeri ileride tekrarlanacak mı ?

- Delege edebilmek için zamanınız var mı ? İşi alan kişinin eğitimi, izleme ve bir hata durumunda yeniden üzerinde çalışabilmek için …

- Bu iş delege edilmesi gereken bir şey mi yoksa sizin içinde olmanız mutlaka gerekiyor mu ?

Düşünmeniz gereken konu topun yere düşüp düşmeyeceği. Eğer delege ettiğiniz iş beklediğiniz gibi sonuçlanmaz ise toparlamanız mümkün mü ? Başarısızlık halinde kayıp önemli mi ?

Eğer sonuçlar sizi çok hırpalamayacak ise delege etmeniz yararlı olacaktır.

Kime delege etmelisiniz ?

Kim olduğunu seçerken 5 noktaya dikkat edilmeli :

- Tecrübe, yetenek ve işe yaklaşım

- Sizin ne kadar zaman ayırmak zorunda kalacağınız …

- Kişi ne kadar bağımsız çalışabiliyor

- İlgi alanı ve kendi geleceği için ne düşünüyor

- Mevcut iş yükü

Bir işi delege ettiğiniz zaman muhtemelen sizin yapacağınızdan daha uzun sürecektir, ilk başlangıçta bu normaldir. Sabırlı olmalısınız, öğrenme sürecine katlanmalısınız. Bunun karşılığını ileride kazanacağınız zaman ile alıyor olacaksınız.

Nasıl delege etmelisiniz ?

- İstediğiniz sonucu net olarak tanımlamalısınız.

- Sınırları ve kısıtları, neyin olmaması gerektiğini anlatmalısınız.

- Nasıl bir kişiye delege ediyorsunuz, bunu bilerek süreci planlamalısınız.

1. Her şeyi soruyor mu ?

2. Ne yapabileceğini öneriyor ve yapıyor mu ?

3. Yapıyor ve sonra raporluyor ?

4. Yapmaya başlıyor ve periyodik olarak raporluyor ?

- Mümkün olan her durumda işi yüklenecek kişiler ile konuşarak, neleri üstlenebileceklerini karşılıklı anlaşarak işlerinizi delege etmelisiniz.

- Devredeceğiniz sorumluluk ve yetki konusunda sınırları belirlemelisiniz. Bazı sorumlulukları devredebilirsiniz ancak yetki konusunda daha kısıtlı davranmalısınız.

- İşe (olay yerine) en yakın kişiye delege etmeye çalışın, yukarı çıktıkça işten uzaklaşırsınız.

- Yeterli desteği vermeli, soruları cevaplamaya hazır olmalısınız. Sürecin başarısı desteğinize ve delege edilen kişinin ulaşabileceği kaynaklara bağlıdır.